Siddhartha – Hermann Hesse

Genel

Aile içerisinde kurmuş olduğumuz kitap kulübünün 2. kitabı olan Hermann Hesse’nin Nobel ödüllü kitabı Siddharta’yı yeni bitirdim. Kesinlikle önerebileceğim bir kitap olan Siddhartha’nın bana ilham veren ve içimi titreten bölümlerinden bazılarını paylaşmak istiyorum.

ALINTI: “Şimdiye kadar öğrendiğim tek şey, hiçbir şey öğrenemeyeceğim oldu. İnanıyorum ki, bizim ‘öğrenme’ dediğimiz şey gerçekte yok. Tek bir bilgi var, dostum, bu da dört bir yandadır, bu da Atman’dır, benim içimde, senin içindedir bu da, her varlığın içindedir. Ve artık şuna inanıyorum ki, bu bilginin bilme isteğinden, öğrenme isteğinden daha azılı bir düşmanı olamaz.”

YORUM: Bazen o kadar fazla sorumuz oluyor ki, cevaba yer olmuyor. Her şeyi kontrol altına alma çabasından mıdır bilmem ama benim kendime yaptığım en büyük iyilik her şeyi bildiğini sanmanın sadece bir ilizyon olduğunun farkına varıp bazı durumlarda sorgulamadan teslim olmayı öğrenmem oldu.

ALINTI: “Hikmetini ve içyüzünü öğrenmek istediğim şey, Ben’di. Kurtulmak, alt etmek istediğim şey, Ben’di. Ama alt edemedim sadece yanılttım, sadece kaçtım ondan, sadece saklanıp gizlendim. Doğrusu, dünyada benim bu Ben’im kadar, bu yaşıyor olduğum, başkaları gibi ve başkalarından ayrı biri olduğum, Siddhartha olduğum bilmecesi kadar kafamı başka hiçbir şey kurcalamadı. Ve dünyada kendim kadar, Siddhartha kadar az bildiğim başka hiçbir şey yok.”

ALINTI: “Bunu da ırmak öğretti bana her şey dönüp gelir”

Ve en sevdiğim kısım:

“Siddhartha hiçbir şey yapmaz , bekler, düşünür, oruç tutar, ama taş nasıl suyun içinde yol alırsa, o da dünyadaki nesler içinde yol alıp gider, bir şey yapmaksızın, kılını kıpırdatmaksızın; bir şey çekip götürür onu; düşecek oldu mu koyuverir kendini, düşer. Belirlediği hedef kendine çeker onu, çünkü hedefinden onu alıkoyacak hiçbir şeyin ruhundan içeri sızmasına izin vermez. Herkes büyü yapabilir, herkes belirlediği hedefe ulaşabilir, yeter ki düşünmesini, beklemesini ve oruç tutmasını bilsin.

YORUM: Burada en önemli kısım niyeti belirleyebilmek, bu konuda netleşebilmektir. Çevremde de kendimde de en çok sıkıntı çekildiğini gördüğüm nokta bu oldu. Kafalar karışık, ve aslında istenildiği zannedilenle gerçekte istenilen farklı. Benim bunun için bir formülüm var. İçinden gerçekten istediğin, kağıda döktüğünde azıcık olsun utandığın herkesin görmesini istemediğin şeydir. İşte o gerçek niyetindir. Önce şunu sonra bunu yapıcam diye planlar kurmak sadece plandır, ama gerçek hedef niyettir.

Bu gerçek niyeti ise ancak meditasyonla ve niyet çalışmaları ile bulabiliriz.

Sevgi ile ❤

Kendi kitap kulübünüzü kurmak isterseniz bazı nacizhane tavsiyeler:

  1. Grubu küçük bir grup olarak tutun, sayısı 4-5 i geçmezse sohbet daha derin ve anlamlı oluyor.
  2. Belirlenen gün ve saatte yapılacak olan toplantı kesinlikle yapılsın, gelemeyenlerin olması durumunda toplantı ötelenmesin. Katılan katılsın.
  3. Toplantı günü kitabın belirlenme süresinden sonraki 2-3 hafta içerisine konulsun. Eğer çok yakın bir tarihe konulursa bitiremeyenler olabiliyor, eğer ki uzağa koyulursa da odak dağılabiliyor.
  4. Sayfa sayısı 200’ün üzerinde olan kitaplar ilk etapta seçilmesin ki herkes buluşma gününe az bir süre kalmış olsa da kitaba başlayarak bitirebilsin.
  5. Edebi değere sahip ve üzerine tartışma yapılabilecek kitaplar seçmeye çalışın (ben bu konuda paylaşım yapacağım isterseniz onu takip edebilirsiniz)
  6. Beğenilen bir yazarın kitapları üst üste seçilirse o yazar tam olarak özümsenmiş oluyor.
  7. Kitabı eğer ki kendi kitabınızsa kesinlikle çizerek okuyun, toplantı gününde kitabınızı yanınızda götürün ve çizdiğiniz kısımlardan alıntılar yaparak kitabı tartışın (eğer ki kendi kitabınız değilse, telefona sayfa numarasını ve sevdiğiniz kısmı not almayı deneyebilirsiniz).